|
ÇOCUK HASTALIKLARI VE HİPNOZ :
Gerçekten büyüklerde olan standart hastalıkların yanı sıra özellikle çocuklara özgü ve çocuklarda daha sık karşılaşılan sorunlar vardır. Bu tür sorunların çözülmesinde hedefe daha çabuk ve daha kolay erişmek konusunda hipnoz doktorların hizmetindedir. Çocuklara özgü hastalıklardan söz ederken yatak ıslatmaları, davranış bozuklukları, eğitim sorunları, konuşma bozuklukları, parmak, dudak ve damak emme gibi konular ön plana çıkmaktadır. Nedeni ne olursa olsun, organik sebeplerden olmamak kaydıyla gece işemelerinin tedavisi birkaç seanslık hipnoz çalışmasıyla sona ermektedir. Burada araştırıcı açısından basit bir soruşturma ile hipnozdan yararlanıp, yararlanamayacağı anlaşılabilir. Gündüzleri idrarının geldiğini fark ederek tuvalete koşabilen çocuk, geceleri de gündüz olduğu gibi çişinin geldiğini ve idrar kesesinin olduğunu anlayarak uyunabilir ve tuvalete koşabilir. Gündüz idrarı tutabilme ve kaçırmama işlemi fizyolojik olarak işeme sisteminin sağlıklı olduğunu gösterir. Çocuk geceleri pek çok psişik nedene bağlı olarak idrarını bilerek veya bilmeyerek denetleyemez. Bu yatak ıslatma işlemleri çocuğa kadar ailesi ve yakınları için de kabul edilmez bir sorundur. Bu tür sorun nedeniyle çevreden kopma, seyahatlerden kaçma, hatta ileri yaşlarda evlilikten kaçma gibi sorunları beraberinde getirir. ENÜRESİSLİ (Altını Islatan) ÇOCUKLARDA BİLİNÇLİ HİPNOZ Enüresis sık rastlanan bir sorundur. Bu sorun yalnızca çarşafları değil, birçok ailenin hayatını da mahvetmiştir. Enüresis miksiyon kontrolü bekleyen bir yaşta, uygunsuz koşullar altında sık sık idrar boşaltmaktır. Tedavide birçok yöntemler denenmiştir. Biz de, Bilinçli Hipnoz yöntemiyle enüresis'li çocukları etkileyemeye çalıştık. Materyelimizi 1978/82 yılları arasında, 6-17 yaş grubu arası 52 kız, 48 erkek, toplam 100 çocuk oluşturmaktadır. Bu vakaların % 30'u spina bifida'lı,* diğerleri normaldir. Primer enüresis** denekler 40 kız, 46 erkek, toplam 86 vaka. Sekonder enüresis'li*** denekler; 12 kız, 2 erkek, toplam 14 vaka. Gece-gündüz enüresis'li 6 deneklerden 5'i erkek primer, 1'i kız sekonder vaka vardır. Vakaların yarısından çoğunda enüresis'in tırnak yemeyle birlikte bulunduğu dikkati çekmektedir. Metod: Hipnoz öncesi anemnez ve klinik muayenesi yapılmış çocuklardan, tam idrar, dışkıda parazit yumurtası ve omorga grafisi istenmiştir. Elde ediler bulgulara göre tedavileri yapıldıktan sonra "Bilinçli Hipnoz"' yöntemi uygulanmıştır. Hazırlayıcı Talimat: Telkin olabilme gücü ancak hocamızın tabiri olan "mayalanma" ile olur. Bunun için önce görmek, istemek, inanmak ve korkmamak esastır. Ayrıca çocuğun doktorunu sevmesi şarttır. Arada sevgi bağı kurmak gerektir.Çocuklara herşeyi anlatmalı ve uyuyan kardeşlerini önceden göstermelidir. Başlangıçta hekim çocuğu oldukça sık görmektedir.Açıklama yapılmadan telkine girişilmemelidir.Başarılı bir hekim çocuğa ve ebeveynine miksiyon kontrolu ve enüresisin doğal seyrini en basit terimlerle açıklamayla işe başlar. Bu durumun çocuklarda sık görüldüğünü kesin sözlerle ifade eder. (Bu da çoğu kez karşı tarafı rahatlatır). Kendisinin, çocuğun ve ebeveyninin bir ekip halinde işbirliği gösterecekleri bir miksiyon kontrolü kampanyasının ana hatlarını anlatır, prognozu belirtir. Prognozun zaten olumlu olduğunu söyler. Çocuğa geceleri aşırı sıvı içirilmemesi doğru olur. Geceleri çocuğun uyandırılarak tam uyanık durumda tuvalete götürülmesi şarttır. "Noktürnal Enüresis" için çocuğun mümkün olduğu kadar sakin olması, suçlayıcı olmayan bir tarzda ve daha ziyade yatağını ıslatmadığı gecelerin üzerinde durarak kayıt tutması yararlı olabilir.Çocuğu teşvikten başka hiç bir tedavinin uygulanmadığı bu yöntem bazı çocuklarda mesane kontrolü sağlamakta yararlı olmaktadır. Sonuç: 1- Deneklerin tedaviye cevap vermelerinde Spina Bifida'nın varlığının hiç bir rolü olmamıştır.Bu demektir ki Spina Bifidalı hastalar da Spina Bifidasız hastalar kadar tedaviye cevap verebilmiştir. 2- Yüz denekten elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde tedavi yüzdeleri şöyledir. Tabloda görüldüğü üzere hastaların % 56'sı birinci seanstan sonra şifa bulmaktadır.Hastaların % 97'si maksimum 8 seanstan sonra şifaya ulaşabilmektedir.% 3'ü ise yeterli ölçüde iyileşememiştir. 3- Tedaviye cevap vermede cinsiyet faktörünün bir rolü olmamıştır. 4- "Sekonder Enüresis" vakaları primerlere göre daha çabuk etkilenmiş "birinci seansta"; geri dönme olmamıştır. Sadece 16 yaşındaki bir kız çocuğunda etkilenme üçüncü seansta olmuş ve nadiren geri dönmeler izlenmiştir. 5- 12 yaşından sonraki çocuklarda tam şifaya kavuşmaları erken veya geç de olsa, zaman zaman gidip gelmeleri olduğu, halbuki daha küçük çocukların şifa bulduktan sonra pek geri dönüş yapmadıkları gözlenmiştir. 6- Vakaların yarısından çoğunda enüresis'in tırnak yemeyle birlikte olduğu dikkati çekmiştir. Prognoz: Hastalığın Seyrini,süresini ve sonuçlarını önceden tahmin etme. |